for breakfast - Turkish English Dictionary

for breakfast

Meanings of "for breakfast" with other terms in English Turkish Dictionary : 50 result(s)

English Turkish
General
food for breakfast n. kahvaltılık
Idioms
will have someone for breakfast v. birisini kolayca yenmek
will have someone for breakfast v. hezimete uğratmak
will have someone for breakfast v. kolayca üstesinden gelmek
will eat someone for breakfast v. birisini kolayca yenmek
have someone for breakfast v. kolayca üstesinden gelmek
have someone for breakfast v. hezimete uğratmak
will eat someone for breakfast v. kolayca üstesinden gelmek
will eat someone for breakfast v. zorlanmadan alt etmek
have someone for breakfast v. birisini kolayca yenmek
will have someone for breakfast v. zorlanmadan alt etmek
will eat someone for breakfast v. hezimete uğratmak
have someone for breakfast v. zorlanmadan alt etmek
fix (something) for breakfast, lunch, dinner v. kahvaltı, öğlen yemeği, akşam yemeği için (bir şeyler) yapmak/ayarlamak
fix (something) for breakfast, lunch, dinner v. kahvaltı, öğlen yemeği, akşam yemeği için (bir şeyler) hazırlamak
fix (something) for breakfast, lunch, dinner v. kahvaltı, öğlen yemeği, akşam yemeği için (bir şeyler) yapıvermek
eat (something or someone) for breakfast v. (birinin/bir şeyin) kolayca üstesinden gelmek
eat (something or someone) for breakfast v. (birini/bir şeyi) kolayca yenmek
have (someone or something) for breakfast v. (birinin/bir şeyin) kolayca üstesinden gelmek
have someone for breakfast v. birini hezimete uğratmak
eat someone for breakfast v. birini hezimete uğratmak
have someone for breakfast v. birinin kolayca üstesinden gelmek
eat someone for breakfast v. birini zorlanmadan alt etmek
have (someone or something) for breakfast v. (birini/bir şeyi) hezimete uğratmak
eat someone for breakfast v. birinin kolayca üstesinden gelmek
have (someone or something) for breakfast v. (birini/bir şeyi) zorlanmadan alt etmek
have someone for breakfast v. birini zorlanmadan alt etmek
have (someone or something) for breakfast v. (birini/bir şeyi) kolayca yenmek
have for breakfast v. hezimete uğratmak
have for breakfast v. kolayca üstesinden gelmek
have for breakfast v. zorlanmadan alt etmek
have for breakfast v. kolayca yenmek
(one) will eat (someone) for breakfast expr. (biri birini) kolayca yenecek
(one) will eat (something) for breakfast expr. (biri bir şeyin) kolayca üstesinden gelecek
(one) will eat (someone) for breakfast expr. (biri birini) hezimete uğratacak
(one) will have (something) for breakfast expr. (bir şey biri) için çocuk oyuncağı
(one) will have (something) for breakfast expr. (biri bir şeyin) kolayca üstesinden gelecek
(one) will have (someone) for breakfast expr. (biri birini) hezimete uğratacak
(one) will have (someone) for breakfast expr. (biri birini) zorlanmadan alt edecek
(one) will eat (someone) for breakfast expr. (biri birini) zorlanmadan alt edecek
(one) will eat (something) for breakfast expr. (bir şey biri) için çocuk oyuncağı
(one) will have (something) for breakfast expr. (biri bir şeyi) kolayca başaracak
(one) will eat (something) for breakfast expr. (biri bir şeyi) kolayca başaracak
(one) will have (someone) for breakfast expr. (biri birini) kolayca yenecek
Speaking
what did you have for breakfast when you were a child? expr. çocukken kahvaltıda ne yerdin?
here's a breakfast for you expr. işte sana kahvaltı
what do you have for breakfast? expr. kahvaltıda ne yersin?
what do you have for breakfast? expr. kahvaltıda ne var?
he used to take you for breakfast expr. sizi kahvaltıya götürürdü
he used to take you for breakfast expr. seni kahvaltıya götürürdü